Haber: Berfin BAYIR
(TBMM) - TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”nin üçüncü maddesinde, AK Parti’nin verdiği önerge doğrultusunda değişikliğe gidildi. Muhalefetin karşı çıktığı önergeyle, 17 Eylül 2026 ve öncesinde fon paylarının iadesi yönünde talimat vermesine rağmen fonun temerrüde düşmesi veya fiyatının açıklanmaması nedeniyle işlemi sonuçlanmayan yatırımcılar da tasfiye kapsamına alındı. Muhalefet, “fiyat oluşmaması ve fonun temerrüde düşmesi öne sürülerek yatırımcıların Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79. maddesi kapsamında kesinleşmiş alacaklarını tahsil edemeyeceği” gerekçesiyle düzenlemeye tepki gösterdi.
TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl’ün başkanlığındaki Genel Kurul’da, “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”nin birinci bölümündeki 1-5’inci maddelerin ele alınmasına devam ediliyor.
Teklifin üçüncü maddesi için AK Parti tarafından sunulan önergeye muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri karşı çıktı. Muhalefet temsilcileri, önerge üzerinde görüşme yapılmasını ve AK Parti’nin önerge gerekçesini açıklamasını istedi.
Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, önergenin bu saatte sunulmasını eleştirerek, “Bu önergeden kaç kişinin ve kaç milyar liranın etkileneceğine ilişkin en basit bir bilgilendirmenin bile yapılmamasını saygısızlık sayıyoruz. İmzası bulunanlardan hiçbirinin önerge hakkında açıklama yapmamasını Genel Kurul’a, milletimize ve hak sahiplerine yönelik saygısızlık olarak değerlendiriyoruz” dedi.
Ekmen, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesinin ihlal edildiğini savunarak, “İktidarlar bugün gider, bugün gelir, yarın da gider; fakat dijital kayıtlar kalır. Verilmiş ödeme emri talimatlarını iptal eden memurlar suç işlemiştir. Bu düzenleme, suç işleyen memurları korumak amacıyla hazırlanmıştır. Hakkın ve tarihin önünde bunun hesabının verilemeyeceğini söylüyoruz” ifadelerini kullandı.
POYRAZ: “YÖNETİCİLERİN KONFORU ÜZERİNE BİR KANUN ÇIKARTILIYOR”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ise sürecin bu şekilde yürütülemeyeceğini söyledi. Sürecin bugünkü aşamaya gelmesinde kanunun zamanında uygulanmamasının etkili olduğunu belirten Poyraz, “Vatandaş, devlet karşısında güçsüzdür. Kanunlar vatandaşı korumak, devletin gücüne karşı güvence sağlamak için vardır. Böyle bir şey mümkün mü? Yöneticilerin konforu gözetilerek kanun çıkarılıyor. Vatandaşın ve yatırımcının ihtiyaçları ne olacak? Gecenin bir saatinde böyle bir önerge getiriliyor... Günlerce komisyonda konuştular. Komisyonda neyi konuştular?” diye konuştu.
TÜRELİ: “YARIN YÜZ BİNLERCE DAVA AÇILACAK”
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, kanun tekliflerinin önce komisyonlarda görüşülmesi, ardından Genel Kurul’a getirilmesi gerektiğini belirtti. Türeli, söz konusu önergenin Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınmadığını da kaydetti.
Önergenin kaç kişiyi kapsadığının ve yatırımcıların yatırdığı tutarların bilinmediğini ifade eden Türeli, “455 bin kişiden 200 binini ilgilendirdiğini söylüyorlar. Peki tutar ne kadar? Küçük yatırımcı mı, orta ölçekli yatırımcı mı, büyük yatırımcı mı? Bunların hiçbirinden haberimiz yok. Bu konuda bilgi sahibi değiliz; Genel Kurul aşamasında bunun buraya getirilmesi doğru değil” dedi.
Yedi portföy yönetim şirketinin yönettiği 131 fonun 17 Eylül 2026’da tasfiye edildiğini bildiren Türeli, bazı yatırımcıların bu tarihten önce iade talimatı vermiş olmalarına rağmen fonların temerrüde düşmesi ya da birim katılma payı fiyatlarının açıklanmaması nedeniyle ödemelerini alamadığını söyledi.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesinin takasın kesinliği ilkesini içerdiğini dile getiren Türeli, şöyle devam etti:
“Bu madde uyarınca sermaye piyasası araçlarına ilişkin takas talimatları ve ödeme işlemleri, ayrıca merkezi takas kuruluşlarının üyelerinin faaliyetlerinin durdurulması ya da tasfiyeye girmesi halinde dahi geri alınamaz ve iptal edilemez. Bu, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesine kesinlikle aykırı. Yarın binlerce, belki de 200 bin dava açılacak. Bu kanuna aykırı bir düzenleme. Yani bugün de günü kurtarıyoruz.”
Türeli, fon varlıklarının elden çıkarılması ve kişilerin mal varlıklarına başvurulması gibi yöntemlerle ödeme yapılmasının gündemde olduğunu aktardı. Önergenin geri çekilmesini isteyen Türeli, şöyle konuştu:
“Sonuçta Türkiye’de bugün ortaya çıkan fon soygununun sorumlusu iktidar partisidir. Gereken görevler yerine getirilmemiş, işlemler yapılmamıştır. İlgili düzenleyici ve denetleyici kurumların yöneticileri sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Şimdi burada getirilen düzenleme, açıkça ve net biçimde Sermaye Piyasası Kanunu’na aykırıdır. Yarın yüz binlerce dava açılacak. Sonuç ne olacak? Böyle bir düzenlemeyi nasıl getiriyoruz? Hangi akılla getiriyoruz?” diye konuştu.
KOÇYİĞİT: “MAĞDURİYETİ KATMERLEYEN BİR ÖNERGEYE DESTEK VERMEMİZ BEKLENİYOR”
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 200 kişiyi etkileyecek önergenin son anda gündeme getirildiğini ve komisyonda yeterince görüşülmediğini söyledi.
Önergeyi desteklemelerinin, desteklememeleri halinde ise sessiz kalmalarının beklendiğini kaydeden Koçyiğit, “Mağduriyeti artıran bir önerge getiriliyor; bizim buna destek olmamız, olmazsa susup önünü açmamız isteniyor. Bunu kabul etmiyoruz” diye konuştu.
Sermaye Piyasası Kanunu’na dikkat çeken Koçyiğit, 16 Eylül’de talimat veren yatırımcıların alacak sahibi olduğunu ileri sürdü. Düzenlemenin gerekçesinin Genel Kurul kürsüsünden açıklanmasını isteyen Koçyiğit, “Bir kişi çıksın ve bu kürsüden gerekçeyi anlatsın. Toplumun gözünün içine bakarak, ‘Bunu şu sebeple getiriyorum. Tasfiye ediyorum, para yok. Küçük yatırımcının parasını ödeyeceğim ama geri kalanını vermeyeceğim. Çünkü yarın benim işlediğim yalan memurluğunu korumak istiyorum. O da benim adamım’ desin. Çıkıp gerekçesini açıklasın. Biz de buna göre tavır alalım. Yazı yazarak, dolambaçlı yollara başvurarak ikinci ve üçüncü vurgunlara izin vermeyeceğiz. Bu konuda açık ve netiz” diye konuştu.
GÜNAYDIN: “250 BİN KİŞİNİN HAK VE ALACAKLARINA ÇÖKÜYORSUNUZ”
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, önergenin Meclis İçtüzüğü’ne ve yerleşik uygulamalara aykırı şekilde gündeme alındığını belirterek, “Bu Meclis 106 yıllık bir Meclis. Meclis’in yalnızca yazılı kuralları değil, teamülleri de bulunuyor. Hem İçtüzük’ü hem teamülleri yok sayıp çiğniyorsunuz. Gece yarısı haramiliğine girişiyorsunuz” dedi.
Kanun teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildiğini, ancak önergeyle eklenen hükmün komisyonda incelenmediğini ve etki analizine tabi tutulmadığını söyleyen Günaydın, “Burada 830 milyar liralık yolsuzluk, soygun var. 450 bin mağdur bulunuyor. Getirdiğiniz önerge kaç kişiyi ilgilendiriyor? Aranızdan biri biliyor mu? Biriniz bunu merak ediyor mu? Neyi biliyorsunuz da merak ediyorsunuz? Yalnızca el kaldırıp indiriyorsunuz. Ardından da ‘Siz de bize uyun’ diyorsunuz. Size değil, millete uyuyoruz. Milletin malına çökülmesine izin vermiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kendilerine ulaşan bilgilere göre önergenin 250 bin kişiyi kapsadığını aktaran Günaydın, “Kaç liralık bir tutarı kapsadığını bilmiyoruz; ancak 250 bin kişiyi ilgilendirdiğini söylüyorlar. Şu anda gece yarısı önergesiyle 250 bin kişinin hak ve alacaklarına çöküyorsunuz” dedi.
Önergeye karşı çıkacaklarını söyleyen Günaydın, “Mağdurları düşünerek bazı düzenlemelerin getirilmesine katkı sunalım dedik. Fakat bu mesele artık gece yarısı haramiliğine dönüştü. Bundan böyle katkı sunmak yerine engellemeye çalışacağız. Önergeyi geri çekin” diye konuştu.
GÜLER: “HERKESE BİRER MİLYON LİRA VERELİM”
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, önergeye yönelik eleştirilere yanıt verdi. Kanun teklifinin, yedi portföy yönetim şirketine bağlı 131 yatırım fonunun tasfiyesini içerdiğini belirten Güler, bu şirketlerden dördünün yönettiği 65 fon için de düzenleme yapılacağını söyledi.
Güler, üç portföy şirketiyle ilgili olağan tasfiye işlemlerinin Ziraat Bankası tarafından başlatıldığını ve yaklaşık 46 bin yatırımcıya ödeme gerçekleştirildiğini bildirdi. Geriye kalan 65 yatırım fonu için bir düzenleme hazırladıklarını kaydeden Güler, “Buradaki tüm yatırımcılarımıza önce ara ödeme, yani ön ödeme olarak birer milyon lira verelim dedik. Her birine birer milyon lira” ifadelerini kullandı.
Önergenin, SPK’nın 17 Eylül 2026’da aldığı kararlar çerçevesinde satış talimatı verdiği halde fonun temerrüde düşmesi ya da fiyatın oluşmaması nedeniyle işlemi tamamlanamayan yatırımcıların hukuki statüsünü belirginleştirmeyi amaçladığını söyleyen Güler, “Talimat vermiş olsanız bile, buradaki hisseniz satış bedeliyle birlikte son aşamaya ulaşana kadar o fonun yatırımcısı olmayı sürdürüyorsunuz” dedi.
Satış talimatlarının TEFAS sistemi üzerinden kayda alındığını belirten Güler, işlemin kesin olarak tamamlanabilmesi için temerrüt yaşanmaması ve bir değerin oluşması gerektiğini ifade etti. Güler, “Öncelikle herkese birer milyon lira ödeyelim; sonrasında değerler belirlendikçe bu ödemeleri her bir fon için sürdürmeye devam edelim” dedi.
Düzenlemenin yatırımcıların dava açma ve tazminat isteme haklarını kaldırmadığını savunan Güler, “Herkesin dava açma ve tazminat isteme hakkı var. Burada kimseyi cezalandırmak ya da yargılamak amacında değiliz; hukuki bir tanımlama yapıyor ve konumu belirliyoruz” diye konuştu.
Fonların değerleri belirlendikçe ödemelerin devam edeceğini söyleyen Güler, ödemelerin tamamının yapılıp yapılamayacağına dair kesin konuşamayacağını belirtti.
“YÜZDE 100 OLUR MU, OLMAZ MI BİLEMEM”
“Tahminim, bunların çok büyük bir kısmının ödeneceği yönünde. Bunu kuvvetle ve açıkça söylüyorum. Yüzde 100 ödenir mi, ödenmez mi bilemem” ifadelerini kullanan Güler, düzenlemenin satış talimatı vermiş yatırımcıların hukuki konumunu açıklığa kavuşturmayı amaçladığını kaydetti.
Görüşmelerin ardından TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, önerge hakkında açıklama yapmasını isteyen gruplar doğrultusunda Abdullah Güler’e söz verdiğini söyledi. Bingöl, grup başkanvekillerinin Güler’e soru sorabilmesi için her birine bir dakika süre tanıyacağını açıkladı.
Grup başkanvekillerinin sorularını yanıtladıktan sonra yeniden kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, yatırım fonlarında satış emri verilmesiyle satış işleminin kesinleşmesinin farklı aşamalar olduğunu savundu. Güler, “Satış emri vermiş olsanız da buradan nakde çevrilecek bir değer oluşmadıysa, temerrüt durumu da yoksa... Ancak işlemin yapılamadığı hallerde bunun hukuki karşılığı nedir? Bunu açıklamaya çalışıyoruz” dedi.




YORUMLAR
İLK YORUM YAPAN SEN OL