(ANKARA) - Niğde'de bir elma bahçesine giden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Üretici büyük bir mağduriyet yaşıyor. Pek çok yerde elmalar hâlâ dallarda. İşçilik giderleri fazla olduğu için elmayı toplatamıyorlar. Elma dalında, üretici ise zor durumda. Yetkililerin bu meselede gereken desteği vermesi lazım. Elmayı bile gerektiği gibi değerlendiremeyen bir yönetimimiz var" ifadelerini kullandı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde'deki bir elma bahçesine gidip elma üreticileriyle görüştü.

Niğde'nin Türkiye'de elma üretiminde ilk üç il arasında, elma ağacı sayısı bakımından ise ilk sırada olduğunu ifade eden Gürer, "Bu yıl Niğde'deki elma üreticisinin de yüzü gülmedi. 240 bin dekar arazide yaklaşık 10 bin elma üreticisi bulunuyor. Türkiye genelinde 4,5-5 milyon ton elma yetiştiriliyor. Ancak başka bölgelerden de benzer yakınmalar duyuyoruz. Bu yıl değer görmeyen ürünlerin arasına elma da girdi. Geçen yıla kıyasla, tüccar neredeyse yarı fiyatına bile alım yapmadı. Geçen yıl meyve suyuna 9 liradan verilen elmayı bu yıl meyve suyu fabrikaları 3,5 liraya alıyor. Durum böyle olunca meyve suyuna vermek amacıyla daldaki elmayı toplatıyorlar, fakat buradan kazandıkları işçilik ücretini dahi karşılamıyor" diye konuştu.

"BU YIL ELMADAN HİÇ KAZANÇ SAĞLAYAMADIK"

Elma üreticisi Hasan Hüseyin İlknur, ürünlerini düşük bedelle satmak zorunda kaldıklarını ve işçilikle nakliye masraflarını ödeyemediklerini dile getirerek, "Elmayı toplayıp 3,5 liraya veriyoruz. İşçinin parasını da motorun giderini de çıkaramıyoruz. Bu yıl bu elmadan hiç kazancımız olmadı. Zararla içeri giriyoruz" dedi.

"ELMA DA ÇÖPE GİDEN ÜRÜNLER ARASINDA"

Elma üreticilerinin yükselen girdi maliyetleri ile düşük satış bedelleri arasında kaldığını belirten Gürer, şöyle konuştu:

"Elma üreticisinin karşılaştığı en büyük sorun, girdi maliyetlerinin yükselmesi. İlaç, sulama suyu, elektrik, bakım, budama ve işçilik giderleri karşısında üretici, ürününü değerinde satmak istiyor. Vatandaş market rafında elma almaya yöneldiğinde fiyatına yaklaşamıyor; üretici de elmadan gelir elde edemiyor. Bunun nedenlerinden biri, yurt dışına yapılan ihracatın kısıtlanması ve daralması. Türkiye'de elmanın da sorun yaşanan ürünlerden biri olduğunu belirtmek gerekiyor. Ağaç sayısı giderek çoğalıyor, ürünün kalitesi yükseliyor. Buna karşın raftaki fiyatlar yüzünden ürüne yönelik tüketimin daralması sorun doğuruyor. Yurt dışıyla bağlantısı bulunan üreticiler bu yıl ürünlerinin bir bölümünü satabilse de şu anda genel olarak çöpe giden ürünler arasında elma da yer alıyor."

Üretici Hasan Hüseyin İlknur, karşı karşıya kaldıkları ekonomik güçlüklerin çiftçiliği sürdürmeyi olanaksızlaştırdığını belirterek, "Küçük çiftçi tükeniyor. 20 dönüm arazim var. Bu yıl 80-100 ton elmayı satamıyorsun. Masrafımın yarısını bile çıkaramadım. Zarara girdim" dedi.

"ELMA DALINDA KALIYOR"

Gürer, "Bir yandan doğa şartlarıyla, diğer yandan girdi masraflarıyla mücadele ediyorsunuz. Sonunda elma dalında kalıyor. Meyve suyu fabrikaları bile elmayı almıyor. Oysa elmayı kurutmak, yemek ve tatlı yapmak, doğal şekilde tüketmek mümkün; ayrıca elma saklanabiliyor. Bütün bunlara karşın elma sorunlu hâle geliyorsa, bu konunun üzerinde durmak gerekir. Çünkü saklanabilen elmayı bile işçilik ücretinden dolayı dalından toplatmaktan kaçınan küçük aile işletmeleri bulunuyor. Bu işi büyük alanlarda yapanlar, kısmen ilişkileri ve iletişimleri sayesinde sürdürebiliyor. Ancak bu yıl genel olarak sorun yaşanıyor" dedi.

"BU YIL PERİŞAN OLDUK"

Elma üreticisi Cemil Ertama, geçen yıl soğuk yüzünden ürün alamadıklarını, bu yıl ise ürün yetişmesine rağmen gelir sağlayamadıklarını belirterek şöyle konuştu:

"Geçen yıl soğuk vurdu, elmamız olmadı. Bu yıl da Cenab-ı Allah elma verdi. Ancak akşama kadar elmayı üç kuruşa meyve suyu fabrikasına topluyoruz. Sekiz işçi çalışıyor. İki kez elma götürdüm. Dört tondan iki seferde toplam sekiz ton sattım, aldığım parayı da işçilere ödedim. Yani işçilik ücreti, meyvenin kendi bedelini bile karşılamıyor. Attığımız ilacın, gübrenin, suyun masrafları ve işçiliğimiz bu hesaba dahil değil. Bu yıl perişan olduk. Bunu da bizi yönetenler yaptı. Tüccar elmayı almıyor. Soğuk hava deposuna koyuyoruz, kasası 150 lira. İster depoya koy, ister çürüsün. Depolamanın da bir masrafı var. Onu da karşılayamıyoruz. Ne kadar daha ödeyeceğiz? Sekiz kez ilaç attık. Elma verimli ama para etmediği için bizi perişan ediyor. Bu elmaların tümü meyve suyuna gidiyor. Gün boyunca topladıklarımızı fabrikaya veriyoruz. İşçinin günlük ücreti 2 bin lira. Yemeği içeceği de bize ait. İşçiyi getirip götürmek de bizim sorumluluğumuzda. Budama yaptırdık. Budamanın günlük ücreti 4 bin lira. Masraflarımızı karşılayamıyoruz."

"ÜRETİCİ ELMAYI TOPLATAMIYOR"

Üreticilerin sorunlarını dinleyen Ömer Fethi Gürer, Niğde'nin elma üretimindeki yerine işaret ederek, "Elma, Niğde için önemli bir ürün. Daldaki elma Amasya elması, misket elması olarak biliniyor. Bu elmanın diğer elmalardan ayrılan yanı, yurt dışına gönderilmemesi. Yurt dışına gönderilen elmalar da bulunuyor. Ancak onlar da para etmiyor. Daha önce ihracata verilen elmalar da bu yıl para etmiyor. Üretici büyük bir mağduriyet yaşıyor. Pek çok yerde elmalar dalında duruyor. İşçilik gideri yüksek olduğu için elmayı toplatamıyorlar. Elma dalında, üretici zor durumda. Yetkililerin bu meselede gereken desteği sunması gerekiyor. Elmayı bile gerektiği gibi değerlendiremeyen bir yönetimimiz var. Bu nedenle elma üreticisinin yaşadığı sıkıntı bu yıl olabilecek en yüksek düzeye çıktı. Geçen yıl kuraklık ve zirai don nedeniyle elma üretiminde rekolte kaybı yaşanmıştı. Elma yurt dışına da gönderilebilen bir ürün; ancak bu yıl ihracatta da sorunlar bulunuyor. Bunun sonucunda üretici ciddi sıkıntı çekiyor" diye konuştu.