En çok satan Call of Duty video oyunu serisinin yeni fragmanı, genç Güney Koreli askerlerin rutin bir devriye görevinde olduğu izlenimini veren sahnelerle başlıyor. Birkaç dakika sonra Kuzey Kore’nin füze saldırısı yarımadayı geniş çaplı bir savaşın içine sürüklüyor. Mayısta yayımlanan Modern Warfare 4 fragmanı, ilk gününde 22 milyon, bugüne kadar ise toplam 61 milyon izlenme aldı. 23 Ekim’de piyasaya çıkacak oyun, çözüme ulaşmamış bir çatışmayı eğlenceye dönüştürdüğü gerekçesiyle tepki çekiyor; öte yandan bazıları, öykünün Güney Kore askerlerinin bakış açısından anlatılmasını olumlu karşılıyor. Peki Kuzey Kore’nin oyunda tasvir edilene benzer bir işgal girişiminde bulunması gerçekten mümkün mü?

Böyle bir gelişme geçmişte bir kez yaşandı. İkinci Dünya Savaşı’nın sona erip Kore’nin ikiye bölünmesinden beş yıl sonra, 25 Haziran 1950’de Kuzey Kore Güney Kore’ye saldırdı ve Kore Savaşı başladı. Savaş, bölgesel bir çatışmanın ötesine geçti ve Soğuk Savaş döneminin süper güçlerini de karşı karşıya getirdi. Sovyetler Birliği’nin öncülük ettiği doğu blokunda bulunan Kuzey Kore’ye karşı Güney Kore, ABD ve Batı’yla ittifak kurmuştu. Kuzey Kore birlikleri süratle ilerleyerek yalnızca üç gün içinde Seul’ü ele geçirdi. Aradan haftalar geçmeden Güney Kore ve ABD’nin liderliğindeki Birleşmiş Milletler kuvvetlerini, Busan liman kentinin çevresindeki savunma hattına dek geri püskürttüler. Fakat Eylül 1950’de ABD’li General Douglas MacArthur’un Incheon’a yaptığı beklenmedik çıkarma, savaşın gidişatını Güney Kore lehine değiştirdi. Bir ay sonra Çin de çatışmalara dahil oldu. Sonraki birkaç yıl boyunca kanlı savaş, taraflardan hiçbirinin üstünlük kuramadığı bir tıkanmaya dönüştü. 27 Temmuz 1953’te ateşkes imzalandı. Bu anlaşma çatışmaları bitirse de bir barış anlaşması değildi. Kuzey Kore, Çin ve ABD öncülüğündeki Birleşmiş Milletler Komutanlığı anlaşmayı imzalarken Güney Kore imza atmayı reddetti. Ateşkesle cephe hattının yakınında bir ateşkes çizgisi saptandı ve bugün dünyanın en yoğun biçimde tahkim edilmiş sınırları arasında yer alan, dört kilometre genişliğindeki silahsızlandırılmış bölge (DMZ) kuruldu. 70 yılı aşkın süre geçmiş olsa da iki Kore teknik açıdan hâlâ savaş halinde. Kara ve denizde çeşitli çatışmalar meydana gelmesine rağmen taraflar topyekûn savaşa yeniden girmekten kaçındı. Kore Savaşı’nda en az üç milyon insan yaşamını yitirdi; bu da savaşı modern dönemin en ölümcül çatışmalarından biri yaptı. Kuzey Kore’nin bir gün işgal başlatabileceğine işaret eden bir durum oldu mu?

Kore Savaşı’nın sona ermesinin ardından Kuzey Kore’nin önceki liderleri, kendi koşullarını da öne sürerek uzun yıllar boyunca yarımadanın barışçıl yoldan yeniden birleşmesini istediklerini ifade etti. Ancak mevcut lider Kim Jong-un, Ocak 2024’te parlamentoda yaptığı konuşmada ülkesinin birleşme hedefini terk ettiğini açıkladı ve Pyongyang’ın tutumunu sertleştirdi. Anayasada yapılan değişiklikle Güney Kore, Kuzey Kore’nin “değişmez baş düşmanı ve en büyük rakibi” diye tanımlandı; iki ülkenin ayrı ve düşmanca bir ilişki içinde ele alınması gerektiği de belirtildi. ABD, Seul’le olan ittifakı çerçevesinde Güney Kore’de yaklaşık 28 bin 500 asker konuşlandırıyor. Peki işgal olasılığı ne kadar yüksek?

Batılı ve Güney Koreli yetkililer ile askeri uzmanlar, onlarca yıldır olası bir işgali ve böyle bir senaryonun nasıl gelişebileceğini incelemek için savaş oyunlarına, askeri tatbikatlara ve istihbarat değerlendirmelerine başvuruyor. Federal istihbarat kurumları ve kuruluşlarından meydana gelen ABD İstihbarat Topluluğu, 2023 tarihli raporunda Kuzey Kore’nin artan nükleer ve balistik füze stokunu topyekûn bir saldırı başlatmaktan ziyade bölgesel nüfuzunu genişletmek ve caydırıcılık oluşturmak için kullanmasının daha olası olduğu sonucuna vardı. Eski ABD Ulusal İstihbarat yetkililerinden, bugün Washington merkezli düşünce kuruluşu Atlantic Council’de çalışan Markus Garlauskas, Pyongyang’ın komşusuna saldırması halinde nükleer tırmanış tehdidinin de eşlik edeceği “sınırlı ölçekte” bir füze saldırısına yönelmesinin daha muhtemel olduğunu belirtti. Doğu Asya’da Çin’in yanı sıra nükleer silah sahibi tek ülke Kuzey Kore. Dünya genelinde dokuz ülkenin nükleer silahlara sahip olduğuna inanılıyor.

İşgalin önündeki güçlükler neler? Uzmanlar, Kuzey Kore’nin işgal girişiminde bulunması durumunda çok sayıda engelle karşılaşacağını söylüyor. Nükleer silahlarının yanı sıra Kuzey Kore ordusu, asker sayısı bakımından Güney Kore’ninkinden çok daha büyük. Kuzey Kore’de asker sayısının 1,2 milyon olduğu tahmin edilirken Güney Kore ordusunun personel mevcudu yaklaşık 450 bin. Kuzey Kore’nin tankları, topçu birlikleri ve füze cephaneliği de daha geniş. Buna karşılık Seul’deki Kore Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Fyodor Tertitskiy, “Güney Kore’nin hava gücünü küçümsememek gerek” diyor. Savunmaya yaklaşık 43 milyar dolar ayıran Güney Kore, dünyanın en gelişmiş beşinci ordusuna sahip ülke olarak görülüyor; Kuzey Kore’nin savunma harcamaları ise yaklaşık 1,6 milyar dolar. Güney Kore’nin savunma bütçesinin, Kuzey Kore ekonomisinin tümünden daha büyük olduğu tahmin ediliyor. Tertitskiy, Kuzey Kore ordusunun verimlilikten çok ülke liderine yönelik darbeleri engellemek üzere tasarlanmış katı ve merkezî bir yapıda olduğunu söylüyor. Tertitskiy’nin açıklamasına göre, “Bu sebeple Kore Halk Ordusu birliklerinde pek çok kararın siyasi ya da güvenlik yetkililerince onaylanması gerekiyor.” Bunun komutanların savaş alanında çabuk ve bağımsız biçimde hareket etme kapasitesini sınırladığını da ekliyor. Kuzey Kore’nin eski askeri teçhizatı da sorunlardan biri. Güney Kore, 2018’de Kuzey Kore’nin yaklaşık 810 savaş uçağı olduğunu tahmin etmişti; ancak uçakların çoğu Sovyet dönemine ait modellerdi. Ülkenin en modern savaş uçakları sayılan MiG-29’ların dahi envantere alınmasının üzerinden onlarca yıl geçtiği biliniyor. Yine de analistler, Kuzey Kore’nin Ukrayna savaşında Rus birliklerinin yanında savaşmaları amacıyla asker göndermesinin ülkeye yarar sağlamış olabileceği görüşünde. Savaşta yer alan yaklaşık 16 bin Kuzey Koreli askerin çoğunun yaralandığı veya öldüğü düşünülüyor. Analistlere göre sağ kalanlar, modern savaşta giderek daha önemli hale gelen insansız hava araçlarının kullanımı da dahil olmak üzere, edindikleri kıymetli deneyimlerle ülkelerine dönebilir. Peki Güney Kore, Kuzey’e karşı kendini savunurken hangi nedenlerle zorlanabilir?

Uzmanlar, Güney Kore’nin birtakım askeri avantajlarına karşın coğrafi konumunun ülkeyi Kuzey Kore kaynaklı saldırılara karşı savunmasız bıraktığını belirtiyor. Başkent Seul, silahsızlandırılmış bölgenin yalnızca 38-50 kilometre güneyinde yer alıyor. Incheon Büyükşehir Belediyesi ve Gyeonggi Eyaleti’ni de kapsayan geniş metropol alanında ülke nüfusunun yarısından fazlası yaşıyor. Tertitskiy, sınırın yakın olmasının Kuzey Kore’nin topçu, roket, füze ve insansız hava aracı kapasitesiyle birleşmesi sonucu Güney Kore başkentinin “savunması güç ve tahliye edilmesi çok zor” bir konumda kaldığını söylüyor. Öğretim görevlisi ayrıca Güney Kore’nin uzun süreli demografik sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor; dünyanın en düşük doğum oranlarından birinin görüldüğü ülkede askere alınabilecek gençlerin sayısı düşüyor. Güney Kore Savunma Bakanlığı verilerine göre aktif görevli askerlerin sayısı 2019’da yaklaşık 563 binken 2025’te yaklaşık 450 bine indi. Riskler neler?

Uzmanların değerlendirmesine göre Kuzey ve Güney Kore arasında büyük ölçekli bir çatışma çıkması düşük olasılık taşıyor; ancak böyle bir savaşın sonuçları son derece ağır olabilir. CIA ve Savunma İstihbarat Teşkilatı’nda daha önce analist olarak çalışan, bugün Washington merkezli Maureen ve Mike Mansfield Vakfı’nda görev yapan Bruce Klingner, Kuzey Kore’nin saldırısının muhtemelen ABD kuvvetlerinin de katılacağı “çok uluslu bir askeri müdahaleye” yol açacağını söylüyor. Bu durum, Pyongyang’la kendi askeri anlaşmaları bulunan Çin ve Rusya’yı da çatışmaya dahil edebilir. Tertitskiy, Kuzey ve Güney Kore arasında yaşanacak bir savaşın “yalnızca nükleer savaş değil, termonükleer savaş olasılığını da beraberinde getireceğini” ifade ediyor. Genellikle hidrojen bombası adıyla anılan termonükleer silahlarda nükleer fisyonun yanı sıra füzyon da kullanılıyor; bu yüzden bu silahlar, 1945’te Japonya’ya atılan atom bombalarından potansiyel olarak çok daha güçlü. Klingner, nükleer silah kullanılmasa bile Kuzey Kore’nin işgal girişiminin yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. “Kuzey Kore’nin silahsızlandırılmış bölgenin yakınında konuşlandırdığı devasa bir topçu gücü var; bu birlikler yerlerinden ayrılmadan Seul’ü ateş altına alabilir” diyor. “Pyongyang’ın ayrıca yüzlerce, hatta binlerce füzesi bulunuyor; bunların bir bölümü NATO müttefiklerinin füze savunma sistemlerini aşabiliyor.” Tertitskiy, Modern Warfare 4’ün temel hikâyesini eleştirenlerden değil. Seul’de yaşayan ve vatandaşlığa kabul edilmiş biri olarak, savaş çıkarsa askere çağrılacak kişiler arasında kendisinin de bulunduğunu söylüyor. “Sert olsun ya da olmasın, bu durum pek çok insanı yarımadamız hakkında düşünmeye yöneltecek” diyor. İngilizce kaleme alınan bu makalenin çevirisi hazırlanırken yapay zekâdan yararlanıldı. Yayımlanmadan önce çeviri BBC’den bir gazeteci tarafından gözden geçirildi.