Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) - Sinop’ta pazartesi ve perşembe günleri kurulan halk pazarında tezgâh açan esnaf ile alışveriş için pazara gelen vatandaşlar hayat pahalılığından dert yandı. Esnaf İrfan Uçan, "Emeğimizin karşılığını alamıyoruz, mandalinayı 35 liradan satıyorum. 10 bin lira kazanabilmem için 3 ton mandalina satmam gerekiyor" dedi. Esnaf Şermin Başar ise, "Pazara getirdiğimiz ürünleri eve geri götürüyoruz. Satış yapamıyoruz" diye konuştu.
Sinop’ta pazartesi ve perşembe günleri kurulan halk pazarında tezgâh açan esnaf satış yapamamaktan, pazara gelen vatandaşlarsa fiyatların yüksekliğinden şikâyet etti.
"EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ"
Pazarcı esnafından İrfan Uçan, işlerin iyi gitmediğini dile getirerek şunları söyledi:
"Pazarcılık artık tamamen sona erdi. Sinop gibi bir yeri düşünün. Biz buraya 200 kilometre uzaktan geliyoruz. Mazotun litresi 100 lira, ben de 5 bin liralık mazot harcıyorum. Bu da yetmezmiş gibi pazar aşırı durgun. Her şey marketleşti. Marketlerde bütün ürünler daha indirimli hale geldi. Pazarcılık artık tümüyle bitiyor. Bu, çok eski ve atalarımızdan kalan bir meslek. Marketler yokken pazar vardı. Artık hiçbir şeyin önemi kalmadı.
Emeğimizin karşılığını alamıyoruz; 500 litre mazot yakıyorum. Mandalinayı 35 liradan satıyorum. 10 bin lira kazanabilmem için 3 ton mandalina satmam gerekiyor. 3 ton mandalina satabilmek için de kamyona yalnızca mandalina yüklemem lazım. Vatandaş ürün alıyor, toplam tutar 60 lira ediyor. Cebinde 50 liradan fazla parası oluyor. ‘Onu geri al’ diyor. Bunlar aslında çok kötü şeyler. Bu şartlarda, bu ürünlerle bu yıl ekonomi gerçekten çok ucuz; biz de bundan para kazanamadık. Kirazı 50 liraya, 40 liraya sattık. Para kazanabileceğimiz imkânlar gerçekten en düşük seviyeye indi.
Pazar esnafı Şermin Başar da, "Pazara getirdiğimiz ürünleri eve geri götürüyoruz. Satış yapamıyoruz. Artık eskisi gibi pazarlar kalmadı. Üç beş kuruş kazanırız umuduyla geliyoruz. Genellikle burada masanın başında bekliyoruz" dedi.
"BİZİMKİSİ EZİLMEKTEN İBARET"
Pazara gelen Melek Altıkulaç, elindeki poşeti gösterip, "Çok ucuz. Öyle ucuz ki, söylenecek hiçbir şey yok. Hiçbir şey yok. Bakın, aldım gidiyorum. Bu kadar emekli ne yapabilir ki? 25 bin lirayla ne yapılabilir? Söyleyin. Bir şey alabilir misin? Bizim yaptığımız ezilmekten başka bir şey değil. Ezilmek. Başka hiçbir şeyimiz yok" diye konuştu.
Alışveriş için pazara gelen Bayram Çakır, "Param az olduğu için cebimde, az miktarda almak zorunda kalıyorum. Ekonomi zaten felaket, ülke felaketi yaşıyor. Yüzyılın felaketiyle karşı karşıyayız. Şurada muzun kilosu 100 lira. Kestane bu ülkede, hatta Sinop’un bir ilçesinde bol miktarda yetişiyor. Gerçi üretici, işin çok zahmetli olduğunu söylüyor ama buradaki kestane 650 lira. Bir keresinde geldiğimde 750 lira olduğunu da görmüştüm. Memleketin artık tutunacak yanı kalmadı" dedi.




YORUMLAR
İLK YORUM YAPAN SEN OL