(ANKARA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya dahil fon krizine karışanların suç örgütü kapsamında yargılanması gerektiğine işaret ederek, "Devletin bürokrasisiyle siyasetin aktörleri arasında yolsuzluk yapma konusunda iş birliği var. Bu, bizim cumhuriyet tarihinde bir ilk" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in istifa etmesi gerektiğini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV'de katıldığı programda, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in tutuklanmasına ilişkin bir soru üzerine, "İddianame nedir bilmiyorum. Ekrem Bey tutuklandıktan sonra yaptığım açıklama var. Hiçbir belediye başkanının tutuklanması doğru değil ama belediye başkanları soruşturmadan ari değildir. Evlerinin basılmasını doğru bulmuyorum. Vahap Bey, yargılanabilir. Her belediye başkanı yargılanabilir. Yargılanmak için tutuklanmasına gerek yoktur. Elbette yargılanır. Aziz Kocaoğlu, 197 yılla yargılandı, tutuklanmadı. Yılmaz Büyükerşen yargılandı. Ben de yargılanıyorum. Herkes yargılanır. Siyasetçi için hesap vermek kadar değerli bir şey yoktur. Kim bireysel çıkara dönük köşeyi dönmüşse, mal mülk edinmişse bu partiden ayrılsın. Ama gerçekten halka hizmet eden, halk için çalışan her belediye başkanının başımızın üstünde yeri vardır. Siyasi tutuklu, siyasi görüşü nedeniyle tutuklanır. Can Atalay, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş siyasi tutukludur. Hiç kimse düşüncesinden ötürü hapse atılamaz. Düşünce kadar değerli bir şey var mı? Yargılama, intikam alma ve onu teşhir etme çerçevesinde olmaması lazım. Yargılamanın adil olması lazım. Davet edersiniz. Baskınla, CHP'li belediyeleri sindirmek, onların üzerinde baskı kurmak, asla ve asla doğru değildir. Hele bunu tek taraflı yapmak. Biz kimin ne mal olduğunu biliyoruz. Kimlerin ne kadar malını götürdüklerini gayet iyi biliyoruz" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Hangi partiden olursa olsun siyaset kirlilikten arınacak. Halka hizmet etmeyip de kendinize hizmet ediyorsanız, halkın oylarıyla gelip halkı bir tarafa atıyorsanız, bu olmaz. Çocuğa bir tas çorbayı fazla görüyorlar. Bu çocuklara bir su içmeleri için bir şey yapamıyor musunuz? Yapmıyorlar. Çünkü o parayı haramiler götürüyor. Okula aç giden çocuklar var. Sen devletsin, bu çocukların karnını doyuracaksın."
"MEHMET ŞİMŞEK'İN İSTİFA ETMESİ LAZIM"
Kılıçdaroğlu, Seçer'in tutuklanmasının ardından Türkiye Belediyeler Birliği'ndeki seçime ilişkin bir soru üzerine, "İyi olan şeyler konusunda ittifak yapılabilir. Partiler yan yana gelirler, otururlar konuşurlar, bir aday belirlenebilir, bir aday seçilebilir. Bunlar, siyasetin doğasında olan şeyler. Aileler huzursuz, Türkiye iyi yönetilmiyor. Bir devleti bir kişiye teslim edemezsiniz. Osmanlı'da bile yoktu. Memlekette 25 senedir yolsuzluk var" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, bir süre önce yaptığı arınma çağrısına ilişkin, "Arınmayı CHP için söylemiştim. Bir partinin kurultayı parayla satın alınamaz. Arınma, ahlaken de çok önemli bir kavram. Siyasetçi kirlilikten arınmazsa, ülkeyi kirlilikten arındıramazsınız. Sayın Erdoğan ne söyledi, 'Anayasa değişikliği'. Anayasa değişikliği olabilir, biz de şikayet ediyoruz bu rejimden ve bu anayasadan. Ama anayasadan daha önemli Siyasi Ahlak Kanunu'nun gelmesi, siyasetçinin kirlilikten arınması lazım" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Borsa soygununda kaç bürokrat görevden alındı, kaç bakan istifa etti? Hazine ve Maliye Bakanı, 'Borsada manipülasyon yapıldığını biliyoruz, önlemlerini alacağız' diyor. Kurul, 10 ay bakanı dinlemiyor, dikkate bile almıyor. Bakan hiçbir şey yapamıyor. Bilerek mi yapmadınız, gücünüz mü yetmedi? Onurlu bir bakan istifa dilekçesini koyar, 'Ben ayrılıyorum burdan' der. Ben, Mehmet Şimşek'in profil olarak ahlaklı, düzgün bir insan olduğuna inanıyorum. Bu olay dolayısıyla kendisinin daha fazla yıpranmaması açısından Mehmet Şimşek'in istifa etmesi lazım. Ayrılmıyorsa, olmaz. O zaman siz, gördüğünüz halde, göz yumduğunuz anlamına gelir. ya da sizin üstünüzde bir güç bu olaya müdahale etmenizi engelliyor. Herkesin haberi var. Bakanın haberi var, SPK'nın haberi var. Yabancıların haberi var. Borsa İstanbul'un haberi var. Finansal İstikrar Komitesi'nin haberi var. Vurguncuların haberi var. Kimin haberi yok. Gariban vatandaşın, oraya para yatıranların bir kısmının haberi yok. Böyle bir tablonun karşısında devletin bürokrasisiyle siyasetin aktörleri arasında yolsuzluk yapma konusunda iş birliği var. Bu, bizim cumhuriyet tarihinde bir ilk. Olay, kamunun bütün kurumlarında oluyor. Siz bu olayın üstüne gitmediniz, siz göz yumdunuz. Ne zamanki olay patladı, ondan sonra önlem almak zorunda kaldınız. Şimdi bir yasa göndermişler, acaba bu işi nasıl kapatırız diye. Önce o bürokratların tamamı istifa edecek, görevden alınacak. Görevden almazsanız o iş olmaz. Bunu suç örgütü tanımına koymazsanız, bunlar 1,5 - 2 yıl yatar, çıkar. Bu olaya taraf olan yöneticilerin tamamı suç örgütü kapsamında yargılanmak zorunda. Soygunu dört dörtlük yapan bakanın da suç örgütü içinde yer alması lazım. Kendi vatandaşını soyuyorsun. Bunların istifaları yetmez, bunların suç örgütü kapsamında yargılanmaları gerekir. Takip edeceğiz.
ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASI ÖNERİSİ
Bir AK Partili milletvekili çok ağır suçlamalarda bulundu. Erdoğan'ın önlem alması gerektiğini söyledi. Bu, parti içinde bir şeylerin olduğunu gösteriyor. Erdoğan sonrasının hesabını yapanlar var. AK Parti dünyasındaki insanlar bunu söylüyor. Son olayda haberi olmayan sadece Erdoğan, belki.
Bu olayı sulandırmaya kimsenin hakkı yok. Bizim asıl odaklanmamız gereken orası. Bu vurgunu yapan siyasilerle bürokratlar arasındaki iş birliğini ve onun Türkiye'ye maliyetini, sistemi tartışmak zorundayız. Ahlaksızlığın kurumsallaştığı bir Türkiye ortaya çıkıyor. Devlet eliyle vatandaş soyuluyor ilk kez. Devletin kurumları ilk kez vatandaşı soyuyorlar. Benim şahsi kanaatim, yolsuzluk dolayısıyla dokunulmazlığı olmamalı. Varsa böyle bir milletvekili, getirsinler meclise dokunulmazlıklarını kaldırsınlar, o da suç örgütü içerisinde yargılansın, o da suç örgütünün parçası."
Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin bir Araştırma Komisyonu kurulması önerisine ilişkin soru üzerine, "Olayın parlamento tarafından da bilinmesi lazım. Soruşturma Komisyonu kurun demiyoruz ki araştırma komisyonu kurulabilir. Oraya gelip devletin sırlarını açıklayın demiyoruz, olayın nasıl cereyan ettiğini, kaç kişinin zarar gördüğünü, fondan para çekenlerin kimler olduğunu milletvekillerinin bilmesi lazım. Bütün ayrıntılar sorulabilir, işin uzmanları bilgi verebilir. Savcı, suç örgütü olarak iddianamesini hazırlamak zorundadır. Yoksa olaya göz yummak anlamına gelir" diye konuştu.
(SÜRECEK)




YORUMLAR
İLK YORUM YAPAN SEN OL