Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nin üçüncü haftasında yarın saat 22.00’de başlayacak karşılaşmada İngiltere Premier Lig temsilcisi Crystal Palace’ı ağırlayacak. Maç öncesinde Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde gerçekleştirilen basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Trabzonspor karşılaşmasının üzerinden henüz 48 saat geçmişken yeni bir ilk 11 belirlemenin imkânsız olduğunu düşündüğünü söyleyen Italiano, "Maçın başlamasına 24 saatten fazla süre var. Son ana kadar beklememiz lazım. Çünkü oyuncuların hissettikleri, kondisyonları ve enerjileri önemli. Bu nedenle son dakikaya kadar bekleyeceğiz. Önümüzde 24 saatten fazla zaman var; arada üç gün olduğunda çabuk karar vermek de kolay olmuyor. Bence dikkate almamız gereken pek çok nokta var. Hoffenheim maçının ardından da söylemiştim: Oh gerçekten çok profesyonel, Beşiktaş’ın oyuncusu, Beşiktaşlı bir futbolcu. Çok iyi bir performans sergiledi. Zaten Hoffenheim’a karşı iki gol kaydetti. Trabzon’da ise Vlahovic sahadaydı. Yolculuk yapmadığı için yorgun değildi. Trabzonspor maçının ardından oyuncularımız elbette yoruldu. Bu yorgunluğu da hesaba katıp son ana kadar bekleyecek, ardından 11’imizi belirleyeceğim. Oh yarın oynayabilir. Bizim açımızdan çok önemli bir oyuncu. Her şey mümkün" dedi.

Hastalığı nedeniyle geçtiğimiz haftalarda fazla forma şansı bulamayan Ümit Akdağ’ın yarın ilk 11’de oynayabileceğini de belirten İtalyan teknik adam, "Kocelispor maçına hazırlanmak için üç haftamız vardı. Ancak bu sürenin üç haftasında da az sayıda oyuncuyla çalışabildik. Çünkü oyuncularımızın hepsi milli takımlardaydı ve milli görevlerinin ardından çok geç döndüler. Bu yüzden 11’de oynama ihtimali gerçekten çok yüksekti. Ne yazık ki hastalandı ve 3-4 gün antrenmana çıkamadı. Büyük bir fırsatı vardı ama bu nedenle kullanamadı. O da bu takımın, bu ailenin, bu projenin ve bu grubun diğer üyeleri gibi bir parçası. Sırası geldiğinde elinden gelenin en iyisini yapacağını ve maksimumunu ortaya koyacağını biliyorum. O da herkes gibi böyle davranacaktır. Hoffenheim maçında bir dakika oynadı. Yarın 11’de de yer alabilir. Bu yoğun fikstürde herkesin hazır olması gerekiyor. Her oyuncuya ihtiyacımız var. Bir dakika ya da 90 dakika oynaması fark etmez; herkes en iyisini yapmalı. Ona da güveniyorum. Beşiktaş’a önemli ölçüde yardım edebilecek ve katkı sağlayabilecek bir oyuncu olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Tecrübeli teknik adam, siyah-beyazlı taraftarların sahada iyi bir performans görmeyi hak ettiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Maçtan önce soyunma odasında oyuncularıma her zaman şunu söylüyorum: ‘Etrafınıza bakın, tribünler dolu. Herkes buraya gelmiş. Bu insanları en iyi biçimde onurlandırmamız gerekiyor. Onlara hak ettiklerini göstermeli, en büyük saygıyı sunmalıyız.’ Bunu nasıl yapabiliriz? Ter dökerek ve gücümüzün yettiğinin en iyisini ortaya koyarak. Çünkü taraftarlarımız 90 dakika boyunca bizi bütünüyle destekliyor. Her zaman arkamızdalar ve bizi asla bırakmıyorlar. Ter döken, maçın sonuna dek pres yapan, gol fırsatları bulan, rakibe fırsat tanımayan, çok iyi oynayan ve kaliteli bir takım görmek istiyorlar. Biz de onlara bunu göstermeye çalışıyoruz; bence şimdiye kadar bunu oldukça iyi başardık. Bu, kusursuz olduğumuz anlamına gelmiyor. Hâlâ düzeltmemiz gereken ve daha iyi yapabileceğimiz pek çok şey var. Ancak taraftarlarımız en iyisini görmeyi hak ediyor. Biz de bunu gerçekleştirmek için elimizden geleni yapıyoruz."

Vincenzo Italiano, Orkun Kökçü’nün takım için son derece önemli bir isim olduğunu vurgularken, oyuncunun yokluğunu hissettiklerini de dile getirdi. Italiano, "Sahada ortaya koydukları, karizması, kalitesi, oyunu okuma biçimi ve kaptanlığıyla bizim için çok önemli bir oyuncu. Yokluğunu elbette hissediyoruz. O olmadığında son paslarda, son vuruşlarda, oyunun temposunda ve pasların hızında eksikliğini fark ediyoruz. Çünkü gerçekten çok iyi bir futbolcu. Umarım kısa süre içinde aramıza katılır. İyi bir dönemden geçiyorduk ancak son zamanlarda yaşadığı sakatlık ve topuğuna aldığı darbe nedeniyle maalesef bizimle değil. Aramızda olmamasından dolayı üzgünüm. Her gün kendisiyle konuşuyor, nasıl olduğunu soruyorum. Daha iyiye gittiğini söylüyor fakat ne yazık ki hâlâ yanımızda değil, grupla birlikte çalışmıyor. Yokluğunu çok ciddi biçimde hissediyoruz. Burada kastettiğim, onun kalitesinin eksikliği. Çünkü kalite, fark yaratan oyuncu demektir. Fark yaratan oyuncu da galibiyet anlamına gelir. Dolayısıyla bunların hepsinin yokluğunu hissediyoruz" diye konuştu.

Orkun Kökçü’nün yokluğunda orta sahada oynayan Fabio Miretti’nin kapasitesi, pas yeteneği ve hareketleriyle Orkun’a benzediğini hatırlatan siyah-beyazlıların teknik direktörü, "Miretti’nin bunları iyi yapabileceğini düşünüyorum. Pas kalitesi de var. Rakip ceza sahasına girebilen ve uzaktan şutlarıyla tehlike yaratabilen bir oyuncu. Orkun da bu özelliklere sahip. Bence Miretti yarın bunları sahaya iyi şekilde yansıtabilir. Bu süreçte Orkun’un yerini hem işlev hem de pozisyon bakımından doldurabilir. Yarın bir Premier Lig ekibine karşı oynayacağız. Crystal Palace gibi takımlarla daha önce de karşılaştık fakat bu maç biraz daha farklı. Çünkü karşımızda gerçekten çok değerli ve iyi bir takım var. Bir Premier Lig takımıyla oynamak elbette farklı; ancak yarın sahaya çıkacak 11’imizin Crystal Palace’ı ciddi biçimde rahatsız edeceğini ve tehlike yaratabileceğini düşünüyorum. Üstelik kendi sahamızda oynuyoruz ve bu da bizim avantajımız. Taraftarımızın önünde nasıl bir takım olduğumuzu hepimiz çok iyi biliyoruz. Yarın taraftarımızın desteğinden yararlanıp iyi işler yapmak istiyoruz. Miretti, yarın Orkun’un sahada yaptıklarını gösterecektir" dedi.

Italiano, göreve başladıkları günden bu yana en önemli amaçlarının sahada Beşiktaş’a özgü bir kimlik oluşturmak olduğunu söyledi. Vincenzo Italiano, "Her teknik direktörün kendine ait düşünceleri olur. Hepsi oyuncular üzerinde etkili olmaya çalışır. Herkes elindeki teknik kapasiteden sonuna kadar yararlanmayı hedefler. İlk günden beri sahaya bir Beşiktaş kimliği yerleştirmeye uğraşıyoruz. Bana göre mükemmellik diye bir şey yok; hiçbir zaman mükemmel olamazsınız. Ancak o seviyeye yaklaşmak ve o noktalara ulaşmak için her gün çok yoğun çalışıyoruz. En büyük hedefimizin bu olduğunu söyleyebilirim. Sezon tamamlandığında Beşiktaş’ın gerçekten bir kimlik kazandığını duymak beni çok mutlu eder. Bu amaçla sürekli çalışıyoruz. Sezon başlayalı çok uzun zaman olmadı. Ben, ekibim ve oyuncularımız; hepimiz bu yapıda yeniyiz. Henüz yalnızca birkaç ay geçti. Şimdiye dek iyi performanslar sergiledik ve iyi işler yaptık. Daha iyisini başarabileceğimizi biliyorum. Takımımızda hâlâ potansiyel mevcut. En büyük hedefimiz gerçek bir Beşiktaş kimliği oluşturmak" değerlendirmesini yaptı.

‘Trabzonspor mağlubiyetinden sonra yarınki maçta nasıl bir karşılık vereceksiniz?’ sorusunu Vincenzo Italiano şöyle yanıtladı:

"Futbolda mağlubiyet normaldir. Bu oyunda yenilgi de vardır. Önemli olan, karşılaşmayı ve mağlubiyeti nasıl analiz ettiğiniz, bu incelemenin ardından hataları nasıl düzelttiğiniz ve maçı geçmişte bırakıp nasıl unuttuğunuzdur. Bu, bir takımın ne kadar büyük olduğunu gösteren en önemli özelliklerden biridir. Çünkü üç gün sonra yeniden sahaya çıkmanız gerekir. Üç gün içinde hazır olmalı, zihninizi rahat tutmalı ve en iyi şekilde çalışmalısınız. Mağlubiyetin ardından kendimize yüklenmemeli, kendimizi yerin dibine sokmamalıyız. Aynı şekilde galip geldiğimizde de havalara uçmamalıyız. Maç bittiğinde onu hemen geride bırakıp unutmalı ve sıradaki karşılaşmaya odaklanmalıyız. Trabzonspor maçının ardından da böyle yaptık. Yenildik, karşılaşmayı geçmişte bıraktık ve unuttuk. Amed Sportif Faaliyetler maçında da aynı şekilde davranmıştık. Maç biter bitmez onu geride bırakıp unuttuk ve gerekli dersleri çıkardık. Yarın bizi bir Avrupa karşılaşması bekliyor. Buradan puan almamız gerekiyor. Önümüzde uzun bir yol var. Sloganımız şu olmalı: Maç bittiğinde onu unutmalı, yeni karşılaşmaya hazırlanmalı ve o maçta en iyimizi ortaya koymalıyız."