Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Milli sporcularımız 2026 yılında bugüne kadar ulusal ve uluslararası organizasyonlarda 1310 altın, 1315 gümüş, 1815 bronz olmak üzere toplam 4 bin 440 madalya kazandı." dedi.Yılmaz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Ülke TV tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "10. Sporun Devleri Buluşuyor Ödül Töreni"ne katıldı.Burada konuşan Yılmaz, bir gencin yeteneğini geliştirebildiği, kadınların ve engelli bireylerin spor hayatında daha güçlü yer aldığı bir Türkiye'nin, sosyal ve toplumsal gücünü de büyüten bir Türkiye demek olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde spor yatırımlarını ülkenin dört bir yanına yayarken çocukların ve gençlerin bu imkanlara erişmesini kalkınma hedeflerinin önemli bir parçası olarak gördüklerini vurgulayan Yılmaz, "Bu noktada tabii özel bir durum da var. Onun altını çizmezsek yanlış olur, eksik olur. Cumhurbaşkanımız aynı zamanda sizin camianızdan, spordan gelen bir Cumhurbaşkanı. Bunun da tabii etkisi büyük. Sporu ne kadar sevdiğini ve ne kadar yakından takip ettiğini bizzat görüyoruz çeşitli vesilelerle. Bu da sporumuz için büyük bir şans." diye konuştu.Yılmaz, milli sporculardan büyük hedefler beklemenin, o hedeflere ulaşabilecekleri şartları hazırlama sorumluluğunu da üstlenmek demek olduğunu dile getirerek, "Bugün ülkemizde toplam 5 bin 555 gençlik ve spor tesisi var. 1088 spor salonu, 743 havuz, 589 gençlik merkezi, 97 sporcu kamp ve eğitim merkezinin yanı sıra atletizmden okçuluğa, su ve kış sporlarına kadar pek çok branşta hizmet veren tesislerimiz var." bilgisini paylaştı.Sporcu eğitim merkezleri ve Türkiye olimpik hazırlık merkezlerinde yürütülen çalışmayı antrenör, kamp, müsabaka, sağlık, beslenme ve bilimsel performans destekleriyle güçlendirdiklerini belirten Yılmaz, şöyle konuştu: "Tesisin kapısından giren bir gencin yeteneğini geliştirebilmesi ve gerektiğinde milli takım düzeyinde hazırlanabilmesi için bu desteğin her aşamada sürdürülmesi gerekiyor. Milli sporcularımız 2026 yılında bugüne kadar ulusal ve uluslararası organizasyonlarda 1310 altın, 1315 gümüş, 1815 bronz olmak üzere toplam 4 bin 440 madalya kazandı. Taranto Akdeniz Oyunları'nda 29 spor dalında mücadele eden 334 sporcumuz, 41'i altın, toplam 111 madalya ile ülkemizi 2'nci sıraya taşıdı. Bu, Akdeniz Oyunları tarihimizde ulaştığımız en yüksek 2'nci madalya sayısıdır. A Milli Kadın Voleybol Takımımız Avrupa şampiyonluğunu koruyup Milletler Ligi'nde zirveye çıkarken, Erkek Milli Takımımız aynı ligde ilk kez finallere yükseldi. Avrupa Boks Şampiyonası'nda kazandığımız 10 madalyanın 7'si kadın sporcularımızdan geldi. Kadın Milli Takımımız şampiyon oldu. Busenaz Sürmeneli, turnuvanın en iyi kadın boksörü seçildi.Okçularımız Avrupa Şampiyonası'nı 3 altınla ülke sıralamasının ilk sırasında tamamladı. Elif Gökkır ve Mete Gazoz, klasik yay karma takımında şampiyonluğa ulaştı. Tekvando'da 3'ü altın 8 madalya kazandık ve ülke sıralamasında birinci olduk. Güreşte alınan 11 madalyanın yanı sıra Rıza Kayaalp 13. Avrupa şampiyonluğunu elde etti. Halterde 16 madalya kazanan milli takımımızdan Muhammed Furkan Özbek Avrupa rekoru kırdı. Atıcılıkta gelen 7 madalya, atletizmde İsmail Nezir'in ve cimnastikte Ferhat Arıcan'ın Avrupa dereceleri de sporcularımızın farklı alanlarda sürdürdüğü mücadelenin sonuçlarıdır."Yılmaz, köklü branşlardaki başarıları sürdürürken Türk sporunun adına yeni ilkleri de yazdıklarını anlatarak, şunları kaydetti: "İlke Özyüksel Mihrioğlu modern pentatlonda ilk büyükler Avrupa şampiyonluğumuzu, Bengisu Erçetin ve Nazlıcan İnci badmintonda çift kadınlardaki ilk Avrupa gümüş madalyamızı kazandı. Hatice Gökçe Emir ritmik cimlastikte ülkemiz adına ilk Dünya Kupası madalyasını alırken, Neslihan Yiğit Arın badminton tek kadınlarda Avrupa 3'üncüsü oldu. Judocularımızın Avrupa kürsüsündeki yerini, Zeynep Sönmez'in uluslararası tenis turnuvalarındaki başarılı performansını da bu gelişmelerin içerisinde görüyoruz. Gençlerimizin ulaştığı seviyeyi gösteren çarpıcı örneklerden biri de 15 yaşındaki Yağız Kaan Erdoğmuş'un Satranç Olimpiyatı'ndaki başarısıdır. 1. masada yenilgi almadan gümüş madalya kazanan milli sporcumuz, kendi yaşında ulaşılan en yüksek ELO puanı rekorunu da kırdı."Yılmaz, paralimpik sporcularının Avrupa ve Dünya şampiyonalarındaki sonuçlarına değinerek, şöyle devam etti: "Kocaeli'ndeki Avrupa Para Yüzme Şampiyonası'nda Milli Takımımız 16 madalyayla tarihimizin en iyi Avrupa sıralamasına ulaştı. Defne Kurt 5 yarışta 5 altın madalya kazandı. Aynı şampiyonada Turgut Aslan Yaraman'ın 5, Sevilay Öztürk'ün 2 madalyası vardı. Esra Yüce ve Umut Ünlü de kürsüye çıktı. Para tekvandoda 14 madalya kazanarak kadınlarda ve erkeklerde takım halinde Avrupa şampiyonu olduk. Para okçulukta 10, para judoda 7 madalya elde ettik. Para Halter Milli Takımımız Avrupa 2'nciliğine ulaşırken, Kadın Goalball Milli Takımımız Dünya Şampiyonası'nda bronz madalya kazandı. İlker Tuzcu'nun para badmintonda, Yiğit Doğukan Bozkurt ile Merve Sezer'in para kürekte, Zeynep Bozdemir'in para judoda kazandığı dünya 3'üncülükleri bu başarıları tamamladı.""Spor bizi ayrıştırmamalı, birleştirmeli"Cevdet Yılmaz, sporun milletin birlik ruhunu büyüten en samimi alanlardan biri olduğunu belirterek, farklı kulüplere gönül veren, farklı şehirlerde yaşayan, ayrı kuşaklardan gelen insanların milli formanın başarısında kendi sevincini bulduğunu ve bayrak göndere çekilip İstiklal Marşı okunduğunda bütün Türkiye'nin aynı gururla ayağa kalktığını söyledi.Milli takımın gücünün milletin bu zenginliğinden beslendiğinin altını çizen Yılmaz, "Türkiye'nin farklı şehirlerinde yetişen sporcularımız aynı forma altında birbirine güveniyor, birbirinin başarısı için mücadele ediyor ve ülkemizi temsil etme sorumluluğunu birlikte taşıyor. Diğer her alanda olduğu gibi spor alanında da iç cephemizi güçlü tutmamız lazım. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi yüceltmemiz lazım." şeklinde konuştu.Yılmaz, Türk milletinin de sporcunun nerede yetiştiğine bakmadan onun sevincini paylaştığını, kazandığı madalyayı kendi evinden, kendi şehrinden çıkmış bir başarının sıcaklığıyla karşıladığını dile getirerek, "Bu noktada şunun da altını çizmek isterim: Zaman zaman bu spor organizasyonlarında provokasyonlar yapmaya çalışan, milletimizi birbirinden ayırmaya, karşı karşıya getirmeye çalışan birtakım girişimlere de şahit oluyoruz. Spor camiamızın bu provokasyonlara hiçbir şekilde itibar etmemesi, alan açmaması çok önemli. Spor bizi ayrıştırmamalı, birleştirmeli, kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi tahkim etmeli." ifadelerini kullandı.Milli sporcuların başarıları kadar o başarıların millete nasıl anlatıldığının da spor kültürünü şekillendirdiğine işaret eden Yılmaz, spor basınının doğru bilgiyi, hakkaniyetli değerlendirmeyi, rekabete duyulan saygıyı esas aldığında sahadaki mücadelenin değerini daha geniş kitlelere de taşımış olduğunu kaydetti.Bir sporcunun yıllarca süren hazırlığını anlamanın, farklı branşlarda elde edilen başarıları görünür kılmanın, gençlere iyi örnekler sunmanın da yayıncıların sorumlulukları arasında yer aldığını vurgulayan Yılmaz, "Kullanılan dilin burada ayrı önemi var. Sporcuların gayretine hakkını veren, rakibe saygıyı koruyan ve taraftarlar arasındaki gerilimi büyütmeyen yayınlar, sporun birleştirici yönünü güçlendiriyor." dedi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, farklı branşlarda ödüle layık görülen sporcuları, spora katkı sunan tüm kişi ve kurumları tebrik etti.Konuşmaların ardından ödül almaya hak kazanan sporculara ve Türk sporuna katkı sunan isimlere ödülleri verildi.