Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Son 20 yılda oluşturduğumuz güçlü üretim altyapısı sayesinde küresel imalat sanayi katma değerindeki payımızı iki katına çıkardık" dedi.

Ticaret Bakanlığı'nın himayelerinde ve Türk-Amerikan İş Adamları Derneği'nin (TABA-AmCham) ev sahipliğinde organize edilen 2026 En İyi Uygulama Paylaşımı Konferansı'nın (ACE BPSC 2026) ilk etkinliği İstanbul'da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

ACE BPSC 2026 konferansında konuşan Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Sayın Donald Trump'ın liderliğinde, ekonomik ilişkilerimizi daha da derinleştirmek ve 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefimize doğru ilerlemek konusunda açık ve ortak bir siyasi irade bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

Dünya, ekonomik yapıları, siyasi ittifakları ve teknolojik öncelikleri yeniden şekillendiren çok katmanlı bir dönüşümden geçtiğini belirten Kacır, serbest ticaret, yerini korumacı reflekslere bırakması gerektiğini söyledi.

"Son 20 yılda küresel imalat sanayi katma değerindeki payımızı iki katına çıkardık"

Üretimde ve teknolojide stratejik özerklik, egemenliğin temel unsurlarından biri haline geldiğini vurgulayan Kacır, "Tedarik güvenliğine, pazarlara yakınlığa ve güvenilir ortaklıklara daha fazla önem veren yeni bir ticaret mimarisi şekillenmektedir. Aynı zamanda teknolojik değişimin giderek hızlanan temposu, endüstriyel rekabet gücünün ve ekonomik gücün sınırlarını yeniden çizmektedir. Yıkıcı teknolojiler geliştirme, bunları sanayi üretimine entegre etme ve küresel pazarlara sunma kabiliyeti; dünya ekonomisinin gelecek dönemini şekillendiren ülkeler ile yalnızca bu dönüşüme uyum sağlayan ülkeleri giderek daha belirgin biçimde birbirinden ayırmaktadır. Son 20 yılda oluşturduğumuz güçlü üretim altyapısı sayesinde küresel imalat sanayi katma değerindeki payımızı iki katına çıkardık" diye konuştu.

Türkiye'nin üretim gücüne ilişkin de konuşan Kacır, "Güneş panellerinden ticari araçlara, çelik ve yapı malzemelerinden mobilya ve tekstile kadar Türkiye, Avrupa değer zincirlerinde ve daha geniş bir perspektifte hayati bir rol oynamakta. Çok az ülkenin sahip olduğu çeşitlilikte sektörlere ürün tedarik ediyoruz. Sanayimizdeki büyüme, oluşturduğumuz güçlü inovasyon ekosistemiyle desteklenmektedir. Bugün 1700'ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi, yüksek nitelikli mühendis ve teknisyenlerin gücüyle yüksek katma değerli üretimi ileri taşıyan çözümler geliştirmektedir" ifadelerini kullandı.

"115 teknoparkta 13 binden fazla firma, yarının teknolojilerini bugünden geliştiriyor"

Bakan Kacır, "115 teknoparkta 13 binden fazla firma, yarının teknolojilerini bugünden geliştiriyor. 2000'li yılların başında Türkiye'de yalnızca 29 bin AR-GE personeli bulunuyordu. Bugün bu sayı 311 bine ulaştı. AR-GE ve teknoloji alanında kaydettiğimiz ilerleme, somut sonuçlarını en açık şekilde hızla gelişen savunma sanayimizde göstermektedir. Türkiye bugün İHA sistemlerinde dünyada lider konumdadır. Artık kendi eğitim uçaklarımızı, helikopterlerimizi, deniz platformlarımızı, kara sistemlerimizi ve uydularımızı tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyoruz" dedi.

"Türkiye'yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde çok daha üst sıralara taşımayı hedefliyoruz"

Bakan Kacır, sözlerine şöyle devam etti: "Teknolojideki her büyük paradigma değişimi, bizim için benzer bir fırsat penceresi sunmaktadır. Milli ve tamamen elektrikli otomobilimiz Togg, bu vizyonun somutlaşmış halidir. Bu tür başarı hikayelerini birçok farklı alanda çoğaltmayı ve Türkiye'yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde çok daha üst sıralara taşımayı hedefliyoruz."

"Türkiye, teknoloji girişimciliğinde altın çağını yaşamaktadır"

Teknoloji girişimciliğinde Türkiye'nin önemli bir ivme yakaladığına dikkat çeken Kacır, "Kendimize özgü garaj modelimiz sayesinde Türkiye, teknoloji girişimciliğinde altın çağını yaşamaktadır. Girişimlerimizin ölçeklenebilmesi için sağlam bir büyüme zemini sağlayacak yeni programları hayata geçiriyoruz. Turcorn olma potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlamak amacıyla Turcorn 100 Programı'nı başlattık" dedi.

"2030 yılına kadar veri merkezi kapasitesini 1 gw seviyesine çıkaracağız"

Veri merkezi kapasitesine ilişkin de bilgi veren Kacır, "Yeni Dijital Şirket platformu sayesinde girişimlerin şirket kuruluş süreçlerini tamamen çevrim içi olarak tamamlamaları mümkün olacak. Yapay zeka devrimine adalet, merhamet ve sorumluluk ilkeleri temelinde, insanlığın yararına olacak şekilde yön vermeye kararlıyız. 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitelerini 1 GW seviyesine çıkaracak ve yapay zeka, bulut teknolojileri ve dijital altyapı alanlarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçireceğiz" açıklamasında bulundu.

"Ay aracımızı 2027'nin ilk aylarında fırlatmayı planlıyoruz"

Türkiye'nin uzay araştırmacılığında yaptığı çalışmalardan da bahseden Bakan Kacır, "Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri, yatırımcılara, KOBİ'lere ve araştırmacılara enerji ve dijital altyapıya hazır erişim imkanı sağlayacaktır. Bugün kendi uydularını tasarlayabilen, geliştirebilen, üretebilen, test edebilen ve işletebilen ülkeler arasında yer alıyoruz. Ay aracımızın üretim, montaj ve entegrasyon süreçleri tamamlandı ve 2027 yılının ilk aylarında fırlatmayı planlıyoruz. Türkiye ayrıca Artemis Anlaşmaları'na katılarak barışçıl ve sürdürülebilir uzay araştırmalarındaki uluslararası iş birliğini güçlendirmiştir" şeklinde konuştu.

"Somali'de bir uzay limanı geliştirdik"

Somali'de kurulan uzay limanı hakkında da bilgi veren Kacır, "Özel bir uzay teknoparkı kurduk. Somali'de Türkiye'ye kendi uzay sistemlerini fırlatma konusunda önemli bir kabiliyet kazandıracak bir uzay limanı geliştirdik. Gümrük Birliği ve geniş Serbest Ticaret Anlaşmaları ağımız, Türkiye'de yatırım yapan şirketlerin yüksek satın alma gücüne sahip bir milyardan fazla tüketiciye erişmesine imkan sağlamaktadır. Türkiye ekonomisi Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biridir. Nüfusumuz, gelişmiş ülkelerin çoğuna kıyasla 10 ila 15 yıl daha gençtir. Demiryolları, limanlar, karayolları, enerji ağları ve yüksek kapasiteli fiber bağlantılara dayalı entegre bir altyapı ağı inşa ediyoruz" dedi.

Sanayi alanları master planı

Sanayi alanlarını büyütmeye yönelik çalışmalarda da değinen Bakan Kacır, "Sanayi Alanları Master Planımız kapsamında, sanayi alanlarımızı 160 bin hektardan 2030 yılına kadar 350 bin hektara çıkarmaya yönelik adımlar attık. Doğuda Zengezur Koridoru, Türkiye'nin Güney Kafkasya üzerinden Azerbaycan'a, Orta Asya'ya ve daha geniş anlamda Orta Koridor'a bağlantısını güçlendirme potansiyeline sahiptir. Güneyde Kalkınma Yolu, Körfez'i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına bağlayan yeni bir kuzey-güney ticaret ekseni oluşturmak üzere tasarlanmıştır" ifadelerini kullandı.

"Türkiye, halihazırda ABD şirketleri açısından köklü ve güçlü bir yatırım destinasyonudur"

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere de değinen Kacır, "Batıda Kuzey Marmara Demiryolu, Türkiye'nin en büyük sanayi ve lojistik bölgesinin demiryolu omurgasını güçlendirerek üretim merkezlerinin, limanların ve uluslararası demiryolu koridorlarının arasındaki bağlantıları geliştirecek. Amerikalı yatırımcıları Türkiye'nin kalkınmasının bu yeni aşamasında aktif rol almaya davet ettik. Türkiye, halihazırda ABD şirketleri açısından köklü ve güçlü bir yatırım destinasyonudur. Önemli olan bu ortak vizyonu kalıcı ticari ortaklıklara dönüştürmektir. Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri'nin daha büyük düşünmek, birlikte hareket etmek ve önümüzdeki yıllar için daha iddialı bir ekonomik ortaklık inşa etmek adına her türlü sebebi bulunmaktadır. Önemli olan, bu ortak vizyonu somut projelere, daha güçlü yatırım akışlarına, daha derin teknoloji iş birliklerine ve kalıcı ticari ortaklıklara dönüştürmektir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, yatırımlar ve teşviklerden sorumlu kamu otoritesi sıfatıyla kapılarımız sizlere her zaman açıktır. Bu değerli toplantının iş dünyalarımız arasında daha ileri ve daha derin iş birlikleri için yeni yollar açmasını ve ülkelerimizin karşılıklı yararına hizmet etmesini temenni ediyorum" açıklamasında bulundu.